Motosiklet

Barkın Bayoğlu namı diğer “Altın Elbiseli Adam”, motosiklet videoları çeken bloglardan, youtube/dailymotion gibi yerlerde videolarını bulmak mümkün. Röportajını buldum paylaşayım dedim, buyrunuz;

image
Barkın Bayoğlu “Altın Elbiseli Adam”

Barkın Bayoğlu Kimdir?

Öncelikle Barkın Bayoğlu kimdir?
1975 yılında İstanbul’da doğdum. İlkokula burada başladım ailemin İngiltere’ye göç etmesi ile orada devam ettim. Akabinde Belçika’ya siyasal bilimler okumak için gittim fakat, okuyamadım. Avrupa’nın kötü bir özelliğidir gençleri zehirler. Geri geldiğimde Bilgi Üniversitesi Siyasal Bilimler ve Uluslar Arası İlişkiler Bölümünü bitirdim. Bilgi’nin ilk mezunlarındanım 1998.Dördüncülük ile bitirdim okulu.

Barkın Bayoğlu İlk Motosiklet

İlk motosiklet tutkunuz nasıl başladı?
Bende motosiklet aşkı çok çok eskilere dayanıyor. İlk motosiklet fuarına İngiltere’de gittim. İlkokul ikinci sınıftaydım. Orada benim aklım gitti ve âşık olmuştum artık.

İlk motosikletinizi ne zaman aldınız?
Lisedeyken ilk motosiklete sahip olmuştum. Hint malı bir Honda’ydı. Berbat bir şeydi vınlayan, ıhlayan, gitmeyen bir şeydi.

Magnum ajansının fotoğrafçıları ile bir dönem çalışmışsınız. Ünlü fotoğrafçılarla çalışmak nasıl bir duygu?
Üniversitede sürekli bozulan motorumu tamir ettirebilmek için partime olarak çalışıyordum. Pek çalışmak denilmez aslında asistanlık yapıyordum yani bir nevi hamallık. Sırtında tripot taşıyan adam, simitçiye şöyle dur abi yoksa fotoğraf istenildiği gibi çıkmaz diyen adam oldum hep. Her şeye rağmen  güzel bir tecrübe oldu benim için.

Özel Sektördeki Çalışmalar

“BİR DAHA ASLA DEV BİR ŞİRKETİN ESİRİ OLMAYACAĞIM.”

Telefon sektörüne girişiniz ve sektörden uzaklaşmanız nasıl oldu?
2000’li yılların başında Telsim’de eğitmen olarak çalıştım. O zamanlar telefon sektörü hızla gelişiyordu ve beni de içine çekti aslında gelişen zaman.  Sonra Kazakistan’da çalıştım. Biraz para biriktirdim, döndükten sonra Maslak Atatürk Oto Sanayide atölye satın aldım. Çünkü tamir yaptırırken sürekli kazık yiyordum. Eğer bunlara komşu olursam daha az kazık yerim diye düşündüm. Atölyeyi aldıktan sonra bir daha asla dev bir şirketin esiri olmayacağım dedim ve olmadım da.

Motosiklet yapmanız nasıl karşılandı?
Bu işten yırtmam gerekiyordu bir şekilde. Bütün çevre baskılarına rağmen kendime motosiklet yaptım. Sen motosikletten ne anlarsın yapamazsın dediler, yaptım. Hem de minik bir scooterdan bir çapır yaptım. Bunları satarım diye hayaller kurarken o dönemde Çin malı furyası başladı. Hayal olarak ta kaldı hepsi.

Olaylar Hakkında

“ÇÖZÜMLER PARA GETİRMEDİĞİ İÇİN SAVAŞLAR ÇIKIYOR”

Askerlik için gittiğiniz Afganistan’da barış gücünde gönüllü oldunuz. Savaşın olduğu bir ülkede hayat nasıl?
Savaş filmlerdeki gibi olmuyormuş. Sefillik, acı, yokluk, sıkıntı hakikatten trajedinin içinde yaşamak ve çözümsüzlüktü. Aslında çözüm varda o çözümü dünya istemiyor. Çünkü; o çözümler para getirmiyor ki uygulansın.

Medya Sektörü

“DERGİCİLERİN ÇOĞU YALAN SÖYLER”

Basın ve televizyon sektörüne nasıl girdiniz?
Askerden döndükten sonra  ‘’ İki Teker Dergisi’’ de motosiklet test ve editörü oldum. Tam anlamı ile sektöre girişim bu dergide 2 yıl çalışırken oldu. Derginin iflas etmesiyle ‘’  Oto Haber Dergisi’’ ne devam ettim. İki Teker Dergisi’ndeyken şunu fark ettim;  yazılı neşriyat Türkiye ‘de satılmıyor. Eskiden de böyleydi bu. Genelde dergicilerin çoğu yalan söyler. Özellikle de baskı sayısı konusunda müthiş palavralar vardır.

“100 BİN SATIYORUZ DİYENE GÜLMEK LAZIM”

100bin satıyoruz diyen adamlara gülmek lazım. Çünkü 10bin bile satmıyordur. Bugün bir dergi 20bin satsa sahibi aramızda kavukla gezer. Padişahlığını ilan eder. Türk insanı okumuyor, neden okumuyor adam seyrediyor niye okusun ki? Demek ki, ne yapacaksam televizyonda yapmalıyım dedim. İşte o zaman Altın Elbiseli Adam fikri kafama yattı.

Altın Elbiseli Adam adı ne demek? İsmi nereden geliyor?

“AMAÇ MESAJI ÇAKTIRMADAN VERMEK”
Altın Elbiseli Adam lakabı aklınıza nereden geldi?
Kazakistan’da çalışırken Altın Elbiseli Adamı müzede görmüştüm, bir prens. M.Ö. 5.yy’da erken yaşında ölmüş biri. Otopark inşaatı sırasında mezarı bulunuyor. Elbisesi altın, içinde kırmızı bir kaftanı var ve çivi yazısı ile yazılar üzerinde. M.Ö.5. yy ve o yazılar Türkçe idi. Bu beni bayağı etkilemişti. Ayrıca 2008 yılında İki Teker Dergisi’nde çalışırken bir sponsor  Barkın’a da tulum getirdik dedi. Bu sene İtalya’da dore renk moda olduğu için tulumu da altın renginde getirdik dedi. E bizde video çekeceğiz, ne yapalım dedik, Altın Elbiseli Adam olsun o zaman fikrinde buluştuk. Hem de ölmekte olan Türk anlayışını diriltiriz hem de mesajı alttan alttan vermeyi amaçladık. Çünkü bizi sevmeyen insanlar bunu yavaş yavaş yapıyorlar. Bizde bu taktik ile yapmak istedik.

İlk Motosiklet Çekimleri

Tek bir motosiklet çekimini ne kadar zamanda yaptınız?
İlk başta bir motor çekmek için 3 ay uğraştık. 3 ayın sonunda sadece tek motosiklet çekebilmiştik. İki yönetmen arkadaşım var Kerem Şahenk ve Ertuğrul Tüfekçioğlu. Aramızda konuşuyoruz, öle mi yapalım böyle mi yapalım şeklinde en sonunda bir formata oturttuk. Uğraşa didine, yel kör bir şeyler yapabildik. İlk çekim işine başlamamız bu şekilde oldu. Sancılı bir 3 ay sonunda başardık. Videoları internete yükledik. 2011 yılının başında sosyal paylaşım sitesinden bir mesaj aldım ‘’ Barkın Bey videolarınızı izledik bunları televizyon programına koyalım diyoruz’’ diye. Showmax’te ‘’ Piston ‘’ adında bir program yapıyorlarmış. Bir iki videoyu koydular filan biz bu programı yapamayacağız dediler. Ben yaparım dedim. İnsanın ayağına kadar gelen fırsatı tepmesi olmaz. Ve sonraki 10 bölümü ben yaptım. Televizyonda bir şeyler başardığımı görünce Ertuğrul tutturdu , Altın Elbiseli Adamı televizyona taşıyalım diye. Sponsorda bulacağım dedi. İyi peki yapalım o zaman dedim ve ortak yapım şirketi kurduk. Ardından Altın Elbiseli Adamı çekmeye başladık. İlk Skytürk’te  yayına başladık. Sonra arada tatsızlıklar oldu. Yolumuzu ayırdık.

Şuan yapmayı tasarladığınız projeleriniz var mı?
2012 yılının başında Okan Bayülgen ile bir işe kalkıştık 18TV kanalı işine. Onunla ilgili çalışmalar hala sürüyor ne olur bilemiyorum.

İnternet Hakkında

“BİZİM İNTERNETİMİZ KELEK”

İnternetin bize yaptığı kelek nedir? Şöyle ki benim video mu youtube tan 1milyon kişi izlemiş, normal şartlarda reklam koyuyor oradan gelir sağlanıyor. Türkiye’de Türk youtubesini kuramadıkları için benim videomu 1 milyon kişi izliyor ama sadece izliyor yani. Böyle de dandik bir şey.

Bundan sonraki program ve videolarınız için bir televizyonla anlaşmayı düşünüyor musunuz yoksa internet üzerinden mi bir şeyler yapmayı planlıyorsunuz?
Aslında yol ayrımında sayılırım. İtibar olarak televizyon hala daha yüksek fakat çok sıkıntısı var. Şimdi karasal yayın ihalesi diye bir şey icat ettiler. Frekans tahsisi yeniden yapılacak. Bu yüzden kanalların çoğu paniklemiş durumda. Televizyon kanallarının %99 u zarar etmekte zaten. Bakalım bunu zaman gösterecek.

Sektörün içinde biri olarak SİZE GÖRE ‘’MEDYA’’ NEDİR?
Gücün tanımlarından birinde bulunan, gündem yaratma kabiliyetine sahip, toplumlara etki edebilen bir kuvvettir. Ne yazık ki son 20 yıldır asıl görevi olan bireyin ve toplumun çıkarlarını yerine kendi çıkarları için manüpile edilmiş, bizi yanlış yönlendirmiş yalan haberlerle aklımızı bulandırmıştır. Aynı zaman da şerefli gazetecilik anlayışı ‘’ kalemi kır ama satma’’ uzun yıllar önce kaybolup gitmiştir diye düşünüyorum.
Genel anlamı ile iştir, kar etmek amacı ile kurulmuş müesseselerdir.

Program yapmak isteyen kişiler nasıl bir yol izlemeliler?
Elinizde bir Show reel ile gidersiniz. Show reeller 1-1,5 dk. yı geçmemelidirler. Çünkü yöneticilerin dikkati genelde çok kısadır. İlk 30 sn.de vurucu kısmını vermelisiniz ki 1 dakika izlesinler. Eğer dikkatleri kaybolursa izlemezler. Eğer beğenilirseniz sizi ilgili kişiye gönderir. Fiyat çıkartırlar size. Sponsorunuzda varsa program yaparsınız.

Medya ile İlgili Şikayetler

“BÖYLE BAŞA BÖYLE TIRAŞ”

Medyadan şikâyetleriniz nelerdir?
Hiçbir şikâyetim yok medyadan. Böyle başa böyle tıraş. Halk bunu istiyor. Kenan Sofuoğlu Dünya Şampiyonu oldu. Bir Türk ya Dünya’da ilk kez Şampiyon oluyor yine de ilgilenmiyorlar. Çünkü: istedikleri bu değil ki adam kadın görmek istiyor. Bizim Kenan’ı görse buda ne böyle bacak nerde nerde diye kanalları geziyor. Halkımızın insanları bu şekilde. Bu insanlar bu şekilde oldukça her şeyi hak ederler.

Röportaj Dışındaki bilgiler şu şekilde;

Barkın Bayoğlu ‘ nun Doğum Günü

4 Nisan 1975 tir.

Barkın Bayoğlu Evli mi?

Videolarından hatırladığım kadarı ile Barkın Bayoğlunun evlenip boşandığını biliyorum. Çocuğu yoktu diye biliyorum.

Barkın Bayoğlu Kazası?

Barkın Bayoğlu 26 Temmuz günü gece saat 02:00 sularında yol kenarında ters yönde duran araçtan çıkan Buğra Erdem’e çarpmıştır.

Barkın Bayoğlu Ölüm Nedeni? Nasıl Öldü?

Çarpmanın etkisi Barkın Bayoğlu hayatını kaybetmiştir. Burdaki bilgi kirliliğine gidermek adına belirteyim. Maalesef kimine göre Barkın Bayoğlu yaralanmamış bir nedenden dolayı hayatını kaybetmiştir. Bazı haberlere göre de ağır yaralanmış ve hastaneye kaldırıldığında hayatını kaybetmiştir. Kişisel olarak duyduğum ise yaralanmamış (belki iç kanama vs.) ve hastaneye kaldırıldığında hayatını kaybetmiştir.

Barkın Bayoğlu Ölüm Anı

Barkın Bayoğlu’nun ölüm anı ile ilgili görüntü bulunmamaktadır. Maalesef (üzülerek söylüyorum) bazı kendini bilmez arkadaşlar bu işten para kazanmak için başka kaza görüntülerini Barkın Bayoğlu’nun kaza görüntüleriymiş gibi internette youtube’da yayınlamışlardır. Nasıl bir insanlıktan çıkmak ise.

Barkın Bayoğlu Cenaze Töreni

26 Temmuz 2017 tarihinde ikindi namazının ardından Çengelköy mezarlığında toprağa verilmiştir.

Barkın Bayoğlu Mezarı

Çengelköy Mezarlığında bulunmaktadır.

Yazının ilk yayın tarihi:  14 Eki 2014 @ 11:02

Motosiklet

Paylaşmadan geçemeyeceğim, 

Kimisi kapalı kaskı sevmiyor, çene bölümü açık veya katlanabilir kaskı tercih ediyor.

Aşağıdaki olayda motosiklet sürücüsü otobanda emniyet şeridinde giderken araba durup kapısını açıyor ve motosiklet sürücüsü kapıya çarpıyor. Açık, çeyrek ¾ lük yani çenesi açık bir kask ile çarpsaydı muhtemelen yüzü paramparça olacaktı. O yüzden sevgili dostlar “full face” , “tamamen kapalı” “katlanamayan” iyi bir kaskı tercih ediniz.

Fotoğraflar;

image
image
image
image
Motosiklet

Başlığı LS2′nin 3. Dünya Ülkelerindeki büyük vurgunu şeklinde mi atayım bilemedim.

Olay şu;

LS2 FF351 (Kaskın arkasında FF351-1 şeklinde de yazabilir), Türkiye’nin en çok satan kask modeli, motosiklet kuryelerinin neredeyse %99 unda olmak üzere, hemen hemen her motosiklet kullanıcısında en az bir tane vardır, ya bizzat kendisi kullanır yada artçısı için yanında taşır. Fiyatından dolayı (4 yıldızlı kask – 150TL) Genelde yeni motosiklete başlayan kimseye sevenleri tarafından hediye edilen kasktır. 

Kaskı aldığımızda üzerindeki etikete bakarsak Sharp testinden kaskın 5 (en iyi) üzerinden 4(iyi) yıldız aldığını görüyoruz. 3 yıldızın üzerinde bir kask olduğu için “tavsiye edilebilir” kasklar listesinde yer alıyor. Zaten hiç bir yer 3 yıldızın altındaki bir kaskı da satmıyor ve önermiyor. Kaskın üzerindeki 4 yıldızı teyit etmek isteyip sharp testinin sitesinden (http://sharp.direct.gov.uk/) kask bilgilerine baktığımızda ise kaskın 1 yıldız (En kötü) aldığını görüyoruz. Dahası bu kask gördüğümüz kadarı ile en çok Hindistan ve Türkiye’de satılmış, Avrupada ise satışını göremiyoruz. Olayı derinlemesine incelediğimizde ise, LS2 firmasının bu olayı bilerek yaptığı ve 1 yıldızlı bir kaskı 4 yıldız gibi 3. Dünya ülkelerine sattığını görüyoruz. 

( Sharp testi nedir derseniz, uzun uzadıya anlattığım yazımı şu adrese bulabilirsiniz : 

http://www.bncn.org/post/127751781680/sharp-nedir-sharp-ne-demek-sharp-testi-nedir-sharp-testi )

image

Kaskın “Sharp testi” ile ilgili pek çok rivayet ortaya atılmış, bu rivayetlerden birine göre kask önceden 4 yıldızmış, sonra tek yıldıza düşürülmüş, diğer rivayete göre kask 4 yıldızmış, Sharp ekibi “testin” şeklini değiştirince kask 1 yıldıza düşmüş. En çok bilinen rivayet ise “FF351 ilk çıktığında 4 yıldızdı (ilk seri), şimdiki çıkanlar 1 yıldız” şeklinde olanı, (Bu iddiayı sorduk: bizzat Sharp test ekibi – yani yıldızları veren kişi, ilk test ettiğimizde 1 yıldız verdik, hiç bir zaman 4 yıldız olmadı diyor.) 

(Ayrıca arkadaşlar; önceki seri 4 yıldız derken FF350 “seri”sini diyorsanız, o zaten 4 yıldız ve o “seri” değil, o ayrı bir model, FF351 modelinin hiç bir serisinin 4 yıldız olmadığını bizzat sharp test ekibi söylüyor.)

. Kimileri Sharp’ın sitesinde önceden bu kaskın 4 yıldız olduğunu gördüğünü dahi söylüyor. 

Ve maalesef koruma testlerinden geçememiş bu kask modeli halen koruma testlerinden 4 yıldızla geçti etiketiyle ülkemizde ve Hindistan gibi diğer ülkelerde bu hali ile satışa sunuluyor. Türkiye, Hindistan gibi ülkeler diyorum çünkü bu konu hakkında araştırma yaptığımda anladığım kadarıyla kask bu haliyle Avrupa ülkelerinde satılmamış. Hatta şöyle anlatayım; bu kaskı Avrupa ülkelerinde almak isterseniz sadece e-bay, amazon.com (sahibinden.com gibi) ikinci el siteleri üzerinden alabiliyorsunuz. Onlarda 3. dünya ülkelerinden içeriye sokulan kasklar. Avrupa tabanlı motosiklet aksesuarı satan sitelerde/firmalarda hiç bir yerde bu ürünün satışı yok. 

Hindistan’da da bu kask olay olmuş ve Hint motosiklet kullanıcıları da bizim kullanıcılar gibi bu kaskın testlerden geçip geçmediği ile ilgili pek çok foruma başlık açmışlar. Onlarda da aynı rivayetler dönüyor. Aşağıda özetle bu kaskın 4 yıldız olmadığı, 1 yıldız olduğu ve LS2 nin insanları kandırdığı yazıyor. Ve ayrıca kaskın arkasında yazdığı gibi 1300 gram değil, 1486 gram geldiğini ispatlıyor ve LS2 nin bu konuda da insanları kandırdığını belirtiyor.

The first scam: When you purchase the helmet, you see a sticker on the visor which mentions the model number as FF351, with 4-star SHARP rating. Now if you start looking around inside the helmet, you will notice the model number to be shown as FF350 on the strap, which leads to the fact that we are unsure which model this actually is. This is extremely misleading to the customer and a total lie on LS2’s part, they should be taken to task for this scam.
Now, if you take a look on the SHARP website, the FF350 model has a 4-star SHARP rating, but the FF351 model has a 1-star SHARP rating.

Second scam: The helmet mentions the weight to be 1300 + or – 50gms. On actual weighing, it turned out to be around 1486gms.

http://www.motogearadvisor.com/ls2-ff351-phobia-helmet-review/

image

Bende tüm bu rivayetler arasında, tüm bilgi kirliliğini gidermek için bizzat SHARP Test ekibine durumla ilgili bir mail attım ve durumu açıklayan bir cevap geldi. 

Benim attığım mailin Türkçesi şu şekilde;
(Gönderdiğim ve gelen mailin orjinalini yazının altında paylaşıyorum)

Merhaba,

LS2 – FF351 modelinde kask aldım, kaskın üzerinde sharp testlerinden 4 yıldızla geçtiğine dair bir etiket var, fakat sitenizden bunu teyit etmek istediğimde sizin testlerinizden bu kaskın 4 yıldız değil, tek yıldız aldığını görüyorum. Bu nasıl olabilir? Kask önceden mi 4 yıldızdı? Hiç mi 4 yıldız olamadı? Bir yanlışlık mı var?

Bir de ekte, fotoğrafları gönderiyorum bir yanlış anlaşılma olmaması adına.

Şimdiden teşekkürler,
Benan Cetin

Sonra Sharp Test ekibinden gelen cevap şu şekilde:

Sayın Benan Cetin,

Aşağıdaki durumu bize belirttiğiniz için ve sharp testlerine olan ilginiz için teşekkürler.

2009 yılında Sharp LS2 FF350 kaskını test etti ve bu model kask 4 yıldız almaya hak kazandı. 2014 yılında SHARP LS2 FF351 model kaskı test etti ve bu model 1 yıldız kazandı.

Yapılarındaki farkı görmek için testlere tabi tuttuğumuz bu 2 model kask test sonuçlarından tamamı ile farklı sonuçlar aldı. SHARP testi, test edilmiş bir kaskı örneklere/parçalara ayırıp yapılarına bakma testlerini de içerir. Bu testlerde de görüldü ki FF351 model kask önceden test ettiğimiz FF350 model kasktan tamamı ile farklı olarak üretilmiş.

FF351 model kaskın yanlış etiketle reklamının yapıldığını bize bildirdiğiniz için teşekkür ederiz. Bu durumu LS2 firmasına bildirdik ve kendilerinin bu bilgiyi ilgili yerlerden çıkaracaklarına dair bilgi aldık. Eğer FF351 model kaskın yanlış test sonuçları ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz LS2 firması ile bağlantıya geçmenizi tavsiye ederiz. 

Saygılarımızla,

Sharp Test Takımı

Yani görülen o ki, LS2 nin FF351 (351-1) modeli hiç bir zaman 4 yıldız olamamış. 

Ayrıca burada Hint motosiklet kullanıcıların fark ettiği diğer bir olay da var,
Kendileri diyor ki; 
LS2 nin tüm kask modelleri “FF350, FF325, FF526″ kodları ile gidiyor ve kasklarının üzerinde bu isim yazıyor,

Peki neden bu kaskın modeli “FF-351″ olarak geçiyor ve kaskın arkasında “FF-351-1″ yazıyor? 351-1 = 350 mi demek istiyorlar? “FF351-1″ diye aratırsanız böyle bir model bulamıyorsunuz da zaten. FF351 şeklinde aratmanız gerekiyor. Kaskın arkasında FF351-1 yazaken çene bandında FF350 etiketi yazıyor olması ise ayrı bir üçkağıt. 

(Kaskın modeli FF351, fakat kaskın kutusu dahil hiç bir yerinde FF351 yazmıyor, çene bandı: FF350, kaskın arkası: FF351-1, FF351 yazan hiç bir yer yok.)

image

Maalesef sonuç olarak görünen o ki;

LS2 firması güvenlik testinden geçemeyen ucuz kaskların mağazalara giremeyeceğini ve satılamayacağını bildiği için FF350 model kaskın ismini kullanarak 3. Dünya ülkelerine böyle bir oyun oynamış. 

An itibariyle bakıyorum Türkiye nin önde gelen alışveriş sitelerinde ve motosiklet alışveriş sitelerinde bu kaskın çok güvenli olduğu ve SHARP testinden 4 yıldız aldığı yazıyor. Hatta Sharp testinin ne olduğunu açıklamış bazı siteler.

image

İşin diğer bir komik yanı, bu kaskın devlet organlarınca hiç kontrol edilmemiş olması. Bu kaskın bizzat bazı motosiklet federasyonları ve kurumları tarafından ücretsiz motosiklet kullanıcılarına dağıtılmış olması.
(Özellikle kuryeler)
(Bknz: Turing Kulübü 10.000 Moto-Kurye Eğitim Projesi)
(Motosiklet Turing kulübünün 10,000 adet hiç bir işe yaramayan kaskı alıp dağıtmış olması) 

Tabi komiklikler burda bitmiyor, LS2′ye ait sitelere baktığımızda artık FF351 modeli ile ilgili bilgi göremiyoruz. Ayrıca LS2 nin sitesinde tüm kaskların bilgilerini verirken SHARP testi ile ilgili bilgi de artık göremiyoruz, sadece ECE 22.05 sertifikası vardır yazıyor. Sharp LS2 ile yollarını ayırdımı diye düşünmeden edemiyor insan. 

image

ECE 22.05 sertifikası olayı ise ayrı bir muamma. Zira bunu internet üzerinden kontrol edebileceğimiz bir portal yok. Kasklarda bu sertifika olabilir de olmayabilir de. Fakat Hint motosiklet kullanıcıları bu konuyu da araştırmış ve bunu teyit edemediklerini yazmış. Bu sertifika programının anladığım kadarı ile büyük bir getirisi yok. Fakat bu sertifika da yok ise LS2 351 modelinin hiç bir sertifikası yok ve tamamen güvensiz bir kask. 

İşin ucunda insan canı var,
Şöyle düşününce belkide sırf bu kask yüzünden ne canlar verildi. 
O yüzden bu yazıyı okuyalım, okutalım, paylaşalım ki canlar yanmasın. 

Benan Cetin.

Orjinal Metinler:

Gönderdiğim Mail;

Hello,

I have bought a helmet which is LS2 – FF351. There is a sticker on it which means that the helmet was awarded of 4 stars sharp rating. But when I try to confirm it via your website, I see that the helmet has only 1 star. How can it be? Did it have 4 stars before? Or it has never awarded a safety rating of 4 stars before? Or there is a mistake?

Also, I m sending photos as attachments for to avoid any kind of misunderstanding.

Thanks in advance,
Benan Cetin

Sharp Ekibinin Gönderdiği Mail;

Dear Benan Cetin,

Thank you for your email below, and for your interest in SHARP.

In 2009 SHARP tested the LS2 FF350 helmet and awarded this model a safety rating of 4 stars.  In 2014 SHARP tested the LS2 FF351; this model of helmet was awarded a safety rating of 1 star.

For two models of helmet to be awarded such different safety ratings, we would expect to see differences in their construction and this was indeed the case.  The SHARP assessment includes a full disassembly of a helmet sample for each model of helmet that is tested.  During this process it was noted that the construction of the FF351 significantly differed from that of the FF350 that had previously been tested.

Thank you for advising us that you have seen the FF351 advertised with the incorrect SHARP rating. We have raised this with LS2 and we understand they are taking steps to remove this information from their marketing material.  If you should require any further information with regard to the incorrect SHARP rating being displayed on the FF351 model, we would advise you to contact LS2 directly.

Kind regards,

The SHARP Team

Motosiklet

Motosiklet kullanıyorsanız çok duymussunuzdur, veya ileride duyarsınız. “Low Side / High Side oldu ve düştü” şeklinde. Bu terimler nelerdir ve farkları nelerdir bakalım.

Öncesinde bilelim;
low siding = alçak yanlama, alçak yana düşüş

high siding = yüksek yanlama, yüksek yana düşüş
Şeklinde Türkçe’ye çevirebiliriz

Uzun uzun anlatmayacağım, özet geçiyorum;
Virajda eğerki arka tekerin kaymasına sebep olacak bişey yaparsanız veya olursa, (herhangi bir şey, şanzımandan dolayı arka tekerin kitlenmesi de olabilir, yola toprak dökülmesi de)…Örneğin arka freni fazla sıktınız  diyelim, motor viraj içine düşer ve viraj dışına doğru sürüklenir. Genel olarak sizde ve motorunuzda ciddi hasarlar ortaya çıkmaz, (Bazen çıksada).. Buna low side / lowsiding denir.

Peki High Side nedir? Arka teker bir süre kitlenir ve tekrar yola tutunursa; Diyelim ki yine viraja giriyorsunuz, yine arka freni fazla sıktınız ve motorun yatıp kayacağını anladınız, ve arka frenden ayağınızı çektiniz. Ne oldu? Bu sefer kaymaya başlayan arka teker, tekrar yola tutundu, tutununca o ivmeyle sizi üzerinden atıp takla attırdı. İşte buna da high side / highsiding denir. En tehlikeli olaylardan biridir, genelde motosiklet sürücüsünde ve motorda ağır hasarlar bırakır. ( Ki bir arkadaşım yamaha r6 ile, 240 ile viraj dönerken high side oldu, ve vücudanda şu an 27 platin var kemikler o derece kırılmış.)

High Side ile Low Side arasındaki fark;

Low Side de arka teker yola tutunmuyor ve düşüyorsunuz. (frene bastığınız için,  veya toprakta kaydığı için, her hangi bir sebepten.) High Side de ise arka teker bir süre yola tutunmuyor sonrasında yola tutunuyor ve düşüyorsunuz. (Fakat burada arka tekerin yola tutunmadığı kısacık süreçte dönüş hızı değiştiği için ön teker ve arka tekerin dönüş hızı aynı olmuyor, yani ön teker ve arka tekerin ivmesi değişiyor dolayısı ile motor ters şaha kalkıyor.)

O yüzden sevgili dostlar, motosiklet virajda kayıyor mu? High Side olabilecek bir durumsa, bırakın kaysın, ayağınızı frenden çekmeyin, çekerseniz çok daha ciddi bir pozisyonda bulabilirsiniz kendinizi.

Ayrıca dikkatinizi çekerim: low side da viraj dışına (uçurum veya duvar değilse ne güzel) doğru düşerken, high side da yolun ortasına (karşı şerite geçme durumu var) düşmeniz mümkündür.

Pozisyona ve duruma göre nasıl düşeceğinizi seçmeniz gerek..
(Bunlar anlık olduğu için çoğu zaman seçmek mümkün olmasa da, en azından bu durumları göz önünde bulundurarak sürmek gerek.-Nasıl ki anayoldan giderken, arayoldan bir araba önüme çıkabilir şeklinde sürüyorsanız)

Bu konudaki en güzel video da şu;
Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.
Birincisi low side/lowsiding,
ikincisine high side/highsiding deniyor.

Motosiklet

Motosiklet kullanıyorsanız kaskınızın üzerinde şöyle bir etiket görebilirsiniz;

image
image

Burda diyor ki: 
Bu kask sharp testine tabi tutulmuş olup 4 yıldız almıştır (5 üzerinden).
(1:en kötü, 5:en iyi) Peki nedir sharp testi? Nasıl yapılır? Ne kadar güvenilir?

Bu arada ilginizi çekebilir: LS2 – FF351-1 Kask Testi Aldatmacası

Sharp Testi Nedir?
Sharp, kasklara dayanıklılık testleri yapan 2007 de kurulmuş İngiliz bir şirketin ismidir. Sharp testi bu şirketin kaskların dayanıklılığını ölçmek için yaptığı testlere denmektedir.

Sharp Ne demektir?
Sharp İngilizcede “Keskinlik” anlamına gelmektedir, fakat buradaki sharp, “Safety Helmet Assessment and Rating Programme” nin kısaltılmışıdır, 

SHARP = Safety Helmet Assessment and Rating Programme 

Bununda türkçesi  “Kask Koruyuculuğu Değerleme ve Derecelendirme Programı” dır. Sharp İngiliz standartları 6658′e ve UN ECE Regulation 22 yani Birleşmiş Milletler 22. maddesine uygun testler yapmaktadır.

Sharp Testi Nasıl Yapılır?
Sharp test grubu, her hangi sokaktaki kask satan bir yerden belirlenmiş marka ve model kaskın tüm bedenlerini alır ve teste tabi tutar. Bu önemlidir, çünkü genelde fabrikalar test yapan kurumlara numuneleri yollar ve bu numuneler test yapılır. Şirket teste başka piyasaya başka kasklar gönderiyor olabilir. Bunun önüne geçmek için sharp test grubu her sıradan müşteri gibi kaskı herhangi bir dükkandan alır.

Kendileri de sitelerinde diyor ki:

Test ettiğimiz kasklar sizin de dışarıdan alıp kullandığınız kasklardır.

Kasklar tedarik edildikten sonra testler başlar, bu testler gerçek hayattaki kazalardan esinlenerek oluşturulan testlerdir. Gerçek hayatta kask nereye nasıl darbe alıyorsa, testlerde de bu sağlanmaya çalışılır.

Örneğin darbe testinde Kask bir düzeneğe konur, burda makinalar kaskın önünü arkasını boyutunu lazer yardımıyla tespit eder ve işaretler.

Kaskın içerisine uygun bedende insan kafası ile aynı özelliklere sahip (hassasiyet/ağırlık/şekil vs) bir model kafatası konulur. Ve bu model kafatasının içerisine elektronik ve sensörlü yapay beyin konulur. 

Kasklar belirli bir ağırlıkla beraber, kaskın ön/arka/sağ/sol/üst tarafındaki lazerle işaretlenen düz ve kıvrımlı yerleri darbe alacak şekilde 3 farklı hızda giyotine benzer bir makina yardımıyla yukarı kaldırılır ve ivmeli düşecek şekilde bırakılır. Bu hızlar (6m/s, 7m/s,8.5m/s olacak şekilde) (Örneğin birinci testte ön/arka/sağ/sol üstü çarpacak şekilde ağırlıkla beraber 6m yükseklikten kaskı bırakmak, ikinci testte ağırlıkla beraber 8m yükseklikten kaskı bırakmak, üçüncü testte ağırlıkla beraber 10m yükseklikten kaskı bırakmak gibi)

Hatta videousunuda paylaşıyım;

Darbe testleri bittikten sonra kaskın dayanıklılığını, sürtünmesini ölçen diğer testler yapılır. Ve belirli kategorilerde puanlar verilir.

Test sonuçları puanlanırken testin başında kaskın içerisine konan elektronik sensörler aracılığı ile hesaplanan kafatasına/beyne etki eden darbe hesaplanır.

Her bir kategori için minimum 32 test yapılır. Test sonuçları toplanır ve ortaya bir puan çıkar bu puan yıldıza çevrilir çok yıldız (en fazla 5) en iyi kaskı ifade eder. 

Test sonuçlarını yorumlamak istersek eğer; 3 ün üzeri yıldızlar kabul edilebilir bir kask sayılır. 3 kabul edilemez, 3 yıldızlı bir kask da zaten tercih edilmez. 

Ayrıca unutmamak gerek, kaskın 5 yıldız olması sizi dokunulmaz yapmaz bir yere kadar sizi korur. Kaza şekline darbeye göre her kaskın belirli bir limiti vardır. 

Ve yine unutmamak gerek kafaya darbe almadanda sonuçları ciddi boyutlara ulaşan kazalar yapabilirsiniz. O yüzden her zaman dikkatli olmak gerek, ve uygun korumalarla motosikleti sürmek gerek.

Dipnot olarak ekleyim; Sharp testlerinin ingiliz/birleşmiş milletler standartlarında olmasına rağmen İngiltere’de Birmingham Üniversitesi Sharp testini yapılış bakımından eleştiren bir makale yayınlamıştır. Bu makale basılmamış olmasına rağmen İngilizlerin taşıma/ulaşım bürosu bu tezi çürüten bir makale yayınlamıştır.

Sharp, alanındaki tek test değildir, kimi motorcularda Sharp testine tenezzül etmez. Sharp testi dışında yine Sharp gibi Snell testi, Dot testi, ECE R22-05 testi gibi testlerde mevcuttur. Ülkemizde en çok bilinen test Sharptır. Fakat yurtdışında motorcular farklı testleri dikkate alabilmektedirler. Ve bu testler, birleşmiş milletler / ingiliz standartları gibi standartlara uygun olmasına rağmen yapılışları bakımından birbirinden farklıdır. O yüzden her motorcu kendi fikrine göre testleri göz önüne almaktadır. Bu testleri ve farklılıklarını daha sonra yazacağım. 

Bncn kamuoyunu aydınlatma platformu gururla sunar.
Tekeriniz düz bassın.

Benan.

Motosiklet

Attığınız mesajlarda gelen sorular genelde:

“Motosiklete başlamak istiyorum, neyle nasıl başlamalıyım?”

Şeklinde. 

O yüzden tüm bu sorulara cevap verecek bir yazı dizisi yazmaya karar verdim. M1 motosiklet yazı dizisi 1. yazıyı temsil ediyor. 

1. Motosiklete nereden nasıl başlamalıyım?

Motosiklete hiç binmemiş hiç bir şey bilmediğinizi farzediyorum. İlk olarak motosiklet kullanmayı öğrenmelisiniz ve ehliyet almalısınız, dolayısıyla iyi bir kursa veya ehliyet kursuna yazılmalısınız. Veya iyi bir bilenden destek alabilirsiniz. 

(Şunu unutmamak gerek, ehliyet sınavı (eski sisteme göre) vitesli motor ile yapılıyordu. Yeni ehliyet sistemine göre nasıl bir motorla sürüş testi yapacaklarını öğrenmelisiniz. Yani scooter (vitessiz) motor almak istediğinizden vitessiz motor öğrenirseniz ve sınav vitesli motor ile yapılırsa sınavı geçemeyebilirsiniz dolayısı ile ehliyet alamazsınız.)

İyi bir kurs olarak genelde motosiklet camiasında (İstanbulda) bir kaç kurs ünlüdür;

– Honda Temel/İleri Sürüş Eğitimi
– GIS akademi
– Yamaha sürüş akademisi

Ehliyet kursuda işinizi görür, fakat ehliyet kursunda şöyle bir olay vardır genelde: Kursa katılanlar zaten motosiklet kullandığı için o eğitimde pek pratik yapılmaz. O eğitim genelde sadece teori üzerine olur. O yüzden kursa katılmadan önce daha önce hiç kullanmadığınızı ve pratik eğitimin nerde ne kadar süre ve nasıl yapılacağını öğrenin.

(Unutmayın: Eğitimi ister yüksek meblağlar verip özel kursta alın, ister ehliyet kursunda alın, isterseniz bir tanıdığınız öğretsin. Her nasıl öğrenirseniz öğrenin üzerinizde tam motosiklet koruması olsun (kask + mont (sırtlık/kolluk vs korumaları tam) + eldiven + dizlik + bot ) (bot  derken korumalı motosiklet botunu kast ediyorum). Kesinlikle küçük cc bir motorla öğrenin (Örneğin: 125 cc 150 cc veya 170 cc) 200cc olmasın bence. Yoksa o küçük gazla motosikleti başınıza geçirebilirsiniz. Motosikletin önü kalkar, araba gibi değildir unutmayın. Ve motosiklet kazalarının telafisi yoktur)

Bunlar dışında para vererek kişiye özel kursları genel olarak tavsiye etmem. Büyük ihtimal paranızı almak için 1 derslik bilgiyi, 5 derse bölecektir. 

Tanıdığınız/arkadaşınız varsa eğer, iyi bilen biri olmasına dikkat edin. Yanlış öğrenip yanlış şekilde alışabilirsiniz diğer türlü.

Artık diyelim ki bir şekilde motosiklet eğitimi alıyorsunuz veya öğrendiniz. Nasıl bir motosiklet almalısınız?

2. Başlangıç Motosikleti Tavsiyesi

Başlangıç motoru alacaksanız size tavsiyem;

– Honda cbf 125* veya honda cbf 150*
– Yamaha ybr 125* veya Yamaha ybr 150*

*125 veya 150 motor hacmini (cc) yi temsil eder.

Neden?
Bunlar gerçekten motosiklettir her şeyden önce. Bisikletten bozma motosiklet değildir. Motor/tekerler/zincir şasi sizi taşır. Motorunuz devrilecek veya çizilecek, parçalarını kolay bulabilirsiniz, çok kolay satarsınız. Sizi başlangıç motoru olarak idare eder.

Neden başka markalar almamalıyım?

Geriye kalan markalar (Kanuni, Mondial.. vs ) gibi markalardır. Bu markaların parçaları çin üretimdir. Sizi nerde yolda bırakacağınızı bilemezsiniz. Örnek olarak, tozlu bir asfaltta cbf 150 ile ani bir frende durabilirken, kanuni gt 170 gibi bir motorla kötü lastiklerinden dolayı muhtemelen kayıp düşebilir hatta bir arabanın altına bile girebilirsiniz. Veya yine çin malı bir motosikletle seyir halide iken aniden zinciriniz atıp sıkışabilir ve düşebilirsiniz. 

Kendimden örnek vereyim, çin malı bir motosikleti deniyorum (Kanuni gt 170), anayola çıktım iki şeritlik yol, gidiyorum, sağ şeritin ortalama hızı 60 sol şerit 90, sol şerite geçtim öndeki aracı takip mesafesinden 90 la takip ediyorum. Arkadan bir otobüs yanaştı (Metro turizm di sanırım). Dibime kadar geldi, ben önden 90 ile gidiyorum, otobüsle aramızda 1 metre var, sağ şerit dolu geçemiyorum, gerizekalı otobüs sürücüsüde iyice yanaştı, aramızda yarım metre kaldı, motosiklet zaten 90 da bağırıyor, düz yolda maksimum 110 basıyor, neyse yokuşu yarım metre takip mesefesiyle geçtik, düz yola geldik, hala aramızda yarım metre var otobüsle, hayır gazı kökledim, elimi gazdan çeksem direk otobüsün altındayım. Motosiklete o kadar yüklenmişim ki düz yola çıkınca motosiklete bişey oldu, kendini ileri attı, ibreler sıfırlandı (hız/devir/benzin vs.) hızı 110′a kadar çıktı ve sağ şeride geçtim. Motosiklete bişey olduğunda yavaşlasaydı, otobüsün altından geçmiştim. İşte çin malı motosiklette demek istediğim olay bu.

Bu arada sanmayın ki cbf 150 ile tekeriniz kaymaz veya zinciriniz atmaz. Onunlada aynı sorunları yaşayabilirsiniz. Fakat yüzdeye oranladığımıza çin malı motosikletlerde bu yüzdenin daha fazla olduğunu görüyoruz.

Birinci yazımızın sonuna geldik, daha sonraki yazılarda, hangi motoru neden almalısınız ve koruma ekipmanlanı alırken nelere dikkat etmelisiniz gibi konulara değineceğim. Atladığım bir yer var ise veya sorularınız için bana tepeden mesaj gönderebilir veya benan.cetin AT aol.com adresinden mail ile ulaşabilirsiniz. 

Motosiklet

Siz arabayı bir yerlere gitmek için kullanırsınız,
Biz motosikleti kullanmak için bir yerlere gideriz.
Aradaki fark budur.

Motosiklet

Motosiklet kullanıcıları arasında genelde iki kurum ünlüdür eğitim konusunda, “Altın Elbiseli Adam” Barkın Bayoğlunun önerdiği GIS akademi ve Honda İleri Sürüş Eğitimi. Fakat yenice bir arkadaşımın başına Gis akademi ile ilgili bir olay meydana geldi.

Buyrunuz, kız arkadaşını Gis akademiye kaydettiren arkadaşımın ağzından kız arkadaşı eğitimde kaza yapınca yaşananlar;

(Burda bir parentez açarak bir ekleme yapayım (Nisan 2015):
Şimdi arkadaşlar bu aşağıdaki yazı pek çok yerde paylaşılmış, bana mailler geliyor. Tüm paylaşıldığı yerlerin altında yapılan yorumlar şu şekilde:

– Gis Akademi kalitenin yeri, Ben kesinlikle inanmıyorum.
– Faturalarla, belgelerle gelin lütfen inanmadım
– Ben ve 7 sülalem gis akademiden sertifikalı, bunlar yalan
– Beni orda sivrisinek ısırmıştı helikopter ambulans çağırcaklardı, ben istemedim, yalan.
– 30 Senedir orda eğitim alıyorum, bunlar yalan
– Orda 2 saat geçirdim hiç öyle bir yere benzemiyor.
– Meyva veren ağacı taşlarlar.
– Ben sahibini tanırım melektir.
– Hiç inandırıcı değil.
– Bunlar karalama kampanyaları.
– Palavra
– (inanan kişiye istinaden) Sen nasıl inanırsın, bunlar yalan. Karalama bunlar.

Arkadaşlar bu olay gerçektir. Aşağıdaki yazı bir sözlüğe arkadaşım tarafından yazılmış ve bende izniyle buraya kopyaladım. Yazıya istinaden aynı sözlükte “GIS akademideki” tek şahit(!) tarafından verilen cevabıda yazının sonuna ekledim. Zaten GIS akademi(deki tek şahit(!)) verdiği cevapla olayı kabul edip açıklama yaparken, her yerde “ben ordaydım yalan/onu tanıyordum yalan” yazılması biraz garip oluyor. Yukarıdaki yazıların GIS akademideki kişilerce veya “tek şahit”lerce yazıldığına da varsayMIyorum.  O yüzden yazının tamamını okuyun ve ne düşüneceğinize siz karar verin)

Arkadaşın Gis Akademi ile ilgili Yazısı:

motosiklet üstüne ne düşünürsünüz bilmem ama eğitimin güvenlikle bir ilgisi olmalı..

geçtiğimiz haftalarda gis akademinin temel eğitimine kız arkadaşımı gönderdim. artçı olarak tecrübeli ama vitesli motor sürme konusunda deneyimsiz bir bağyan olur kendisi. gittik konuştuk, temel eğitim var hatta isterseniz sonrasında sınav işini de halledip ehliyet de veriyoruz dediler. şimdilik ehliyet kalsın, bu eğitim bi ısınma turu olsun sonra istersek ehliyeti de alırız diye sözleştik, anlaştık, eğitim ücretini ödedik herşey tamam. (hatta o sırada ben de yol eğitimi almak istediğim için onun rezervasyonunu yaptırdım)

eğitimin olduğu gün hanım kızı ben götürdüm oraya, sonra bunlar başladılar eğitime. bi tanışma seansından sonra arkadaki eğitim alanına geçtiler. hatunun kaskı 3 çeyreklik olduğu için full face kask tedarik edildi, eldivenin varmış senin diyip eldiven vermediler, plastik dizlik ve ceket de temin edildi, onların temin ettiği ybr 125 ile eğitime başladılar.

o sırada ben de kilyosa git butonuna basmak için ayaklandım, yapıştırdım belgrad ormanının içinden.. mis gibi yolda 1 saat sürdüm karadeniz kıyısına ulaştım ki bizim kızdan bi telefon.. düşmüş, eli kötü durumdaymış, gis akademide beni bekliyorlarmış buz koymuşlar falan filan. kırık var sanırım dedi ama hastaneye götürmemişler, erkek arkadaşın gelsin o seni götürür motorla demişler. “elin kırıksa nası motora bineceksin? seni hastaneye götürsünler ben de geliyorum” dedim çıktım yola… yolda tekrar konuştuk, göktürk acıbadem’e geçiyorlarmış ben de o tarafa doğru yapıştırdım, 45 dk sonra hastaneye geldim…

hastanenin bekleme salonunda ağrıdan kıvranır halde buldum kızı, meğersem göktürk acıbadem’de röntgen cihazı yokmuş, ortopedi doktoru da yokmuş. kim getirdi seni buraya dedim, gis’in cafe’sinde oturan birinden rica ettiler o getirdi, sonra da gitti dedi.. zaten orda da çalışmıyormuş, rica ile getirmiş hatunu. neyse, hastanenin danışmasına gittim bu kız burda napıyor diye, burda ortopediye dair hiçbirşey yok, burası zaten poliklinik dedi. çevre hastanelerde de mi yok dedim bilmiyorum diyor görevli, e napıcaz maslak acıbademe gidin o zaman dedi. zaten olayın üstünden 1 saat geçmiş, 1 saatlik mesafede yine kendi hastanesine gönderiyor bizi… benim şalter attı orda… gis akademiyi aradım

ben: merhaba ben X, kız arkadaşım acıbadem hastanesinde tek başına oturuyo yanında da kimse yok? kim getirdi buraya?
gis: rica ettik x kişi bıraktı
b: yalnız burda ortopedi falan da yokmuş neden gönderdiniz buraya?
g: ……
b: yakınlarda hangi hastaneye gidelim ben buranın yabancısıyım siz biliyorsunuzdur
g: (arkadan sesler geliyor: nereye götürsünler? bilmiyorum ki ora mı bura mı maslak acıbadem mi .. ok) maslak acıbademe gidin orda olması lazım ortopedi
b: ok ama orası bi saatlik yol, yolda hastaneler gördüm hiçbirinde yok mu röntgen cihazı ya da ortopedi birimi?
g: bilmiyoruz ama maslak acıbademde vardır, oraya gidin.
b: peki neden olay olur olmaz oraya götürmediniz kızı? yine zaman kaybedicez yolda. neyse kapatıyorum şimdi.

acıbadem hastanesi “müşterimize taksi lazım” anonsu ile taksi çağırdı, ben önde taksiye yol açarak yapıştırdım.. nerden baksan 45 dk sürdü yol… kazanın üstünden geçti mi sana 2,5 saat. bu arada kız arkadaşım acıdan bayılacak halde, eller mosmor oldu başka bir yeri ağrıyor mu bilmiyoruz.

maslak acıbadem(umarım yolunuz düşmez) bildiğin okmeydanı ssk.. her yerde inleyen birileri, 1 doktor ve doktor da danışmada evrak işleri yapıyor. hastane demeye fersah uzaklıkta bu ortamda röntgen çektirmeyi başardığımızda olayın üstünden 3 saat geçmişti… sonuç: 3 parmakta kemikler ezilmiş, bileğe yakın çatlak ve trafik kazası için yapılacak genel kontrolde ortaya çıkabilecek ama doktorun aklına gelmediği için ertesi gün ortaya çıkan kaburga kırığı..

kolu alçıya aldılar, 1 ay rapor verdiler, üstüne 2 ay da fizik tedavi süreci… sağlam kol gibi de bi fatura. hala işe gidermiyor ve evde yatıyor kız.

evet, motosiklet sürmek riskli bir hadise. elimizden gelen tüm güvenlik önemlerini almak için uğraşıyoruz. daha iyi sürmek için, eksikliklerimizi farketmek için güvendiğimiz eğitimciler bulmaya çalışıyoruz. eğitim kurumlarının da bu çerçeveden bakıyor olması, riskleri öngörmesi ve bir kaza yaşanması durumunda hazırlıklı olması gerekiyor. gis akademinin bu konuda yeterli olmadığını anlamış olduk. neyse ki hayati tehlike barındıran bir olay yaşamamışız, buna şükrediyorum.

bu süreçle ilgili olarak “güvenli” ve ileri sürüş eğitimi veren gis akademiye birkaç sorum olacak;

1) vitesli motor konusunda acemi olan herkes toplam 1 saatlik teorik eğitimden sonra “karşıdan dön gel” komutunu başaramayabilir. belki vitessiz bi motorla düz gitmeye başlayıp, dönmeyi öğrenip sonrasında vitesli bir motora geçebilir. bunu biliyor ve buna göre hareket ediyor olmak mantıklı olmaz mıydı?
2) kaza anından hemen sonra kız yerde yatarken “elindeki eldiven yeterli değilmiş ki” demişler. o zaman başta eldiveni kontrol edip neden siz vermediniz? –ayağında motor botu olmadığı için eğitimine öğrencisini almayan eğitmenlere selam ederim-
3) güvenli bir eğitim pistinde yaşanan kazada kırık ihtimali varken hastayı motorla hastaneye götürmek ne derece doğrudur?
4) ambulans çağırmak neden kimsenin aklına gelmez? ambulansın numarası bilinmiyor mudur? (bilmeyenler için ambulans numarası 112’dir)
5) çevredeki hangi hastanede hangi birimler var, güvenli sürüş eğitimi veren bir kurum bunu nasıl bilmez? daha ciddi bir kaza yaşansa hangi hastanede hangi birimler var biliyor olması gerekmez mi?
6) kazadan sonra veya şu an kızcağız yaşıyor mu öldü mü kaldı mı merak etmiyor musun?
7) hala gitmediğim için kız arkadaşımın kaskı da gis akademide duruyor. bunu size iade edelim burda duruyor unutmuşsunuzdur demek de mi aklınıza gelmedi?
8) kendim için de bu cts gününe yol eğitimi almıştım ve bu olayın üstüne gelmicem tabii ki (hala gelmedim mi aklına)
9) kız arkadaşım 1 aydır işe gidemiyor evde yatıyor, onu nası yapalım?
10) bu işin maddi ve manevi kaybı ne olacak? hadi manevi tarafını geçtim eğitim ücretini iade edelim bile diyip gönül almaya çalışmıyorsun be gis akademi.

kiminle konuşsam bir avukatla görüş, maddi manevi dava aç diyor. 2 tekere gönül vermiş herkesin birbirine destek olması gerektiğini düşündüğüm için şimdilik bu yola girmedim. ama isterim ki herkes bilgilensin, en azından güvenli bir eğitim alacağını düşünürken karşılaşacağı şeyleri bilip kendi önlemlerini kendileri alsın, mesela ambulans numarasını bilsin, yakındaki hastanelerin donanımlarını araştırsın ve eğitim kurumları da kendilerini bu konularda geliştirsinler. eğitim kurumları için sürüş tekniği sertifikaları önemli ama yeterli değil demek ki.

Aynı Sözlükte Bu yazı Üzerine Verilen “Tek Şahit”’in Cevabı:

motosiklet üzerine ne düşünürsünüz bilemiyorum ama insan olmanın dürüstlükle bir ilgisi olmalı.

amiga 500ün entrysine konu olan olay olduğunda, orada ne yaşandığına bizzat şahit olan bir tek ben varım sanırım burada – yazar erkek arkadaş dahil- , ama yine hariçten gazel okuma timinin mal bulmuş mağrıbî mode on. karalamak, göz göre göre yalan söylemek vaka-i adiyeden olmuş ne yazık ki.
ben de oradan eğitim aldım ve şahit olduğum olayı taraf olmadan anlatabilirim. kurumla zerre kadar da bir organik bağım yok ama adil olmaya çalışmak lazım sanırım.
1- kazazede hanım kızımız hiçbir sekilde hastaneye gitmek istemedi.
2- devlet hastanesine gitmek istemiyorsa, sahip oldugu özel sağlık sigortasının geçerli olduğu bir hastane varsa, oraya götürmeyi teklif ettiler, hayır dedi.
3- ambulansa gerek yok diyerek kesin bir dille reddetti, arkadaşının yolda olduğunu ve o gelmeden gitmeyeceğini söyledi.
4- parmaklarının ucunda ezik vardı, başka herhangi bir yerinde ağrı olmadığını söyledi.
5- müdahaleyi de “ilk yardım eğitimi olan egitmen” yaptı.
6- honda’da eğitim alan bilir, orada da kırık oldugunda hastaneye gidersiniz – gs2 eğitiminde düşüp boynumu incittim- ağrınız devam ederse
revire motosikletle götürülürsünüz, fabrikanın doktoru ice-pack verir
veya yakı yapistirir, aynen yaşanmıştır.
7- honda da öğrencileri sigortalatmaz. bu arada, honda eğitimi şahanedir ama konumuz şimdi bu değil.
8-
kendi özel sağlık sigortanıza, motosiklet veya yamaç paraşütü
yaptığınızı beyan ettiğinizde, primlerinizin üçe katlandığını hayretle
görürsünüz.
9- taraflı yazılmış, son derece “duygusal” çarpıtmalar
yapmış bu metinden yola çıkılarak yapılan linç kampanyasını -kusura
bakılmasın- midem kaldırmıyor, insaf!
tam teşekkülü ortopedi
servisini icinde barındıran bir motosiklet eğitim kurumu hayallerimiz
bir gün gerçekleşir umarım ama o güne kadar, pazar yerlerinde, metruk
otopark köşelerinde eğitim verdiği iddiasında olan insanlara karşı,
dosdoğru eğitim verme çabasında olan bu insanlara köstek olunmamalı diye
düşünüyorum.

ha bu arada, göktürk acıbadem’de herhangi bir
müdahale yapılmadığını söyleyen dostumuz, neden ambulans çağırmamıştır
da ( bilmeyenler için ambulans numarası 112’dir) hanım kızımızın maslak
acıbadem’e taksi ile gitmesine izin vermiştir; bu nasıl bir akıl
tutulmasıdır?

Sonuç;

Erkek arkadaşı eğitim kurumuna diyor “eğitimde kaza olduğunda neden ambulans çağırmadın” diye, eğitim kurumu arkadaşa diyor “biz çağırmadık tamam, sen niye çağırmadın” diye. Yalnız insan düşünmeden edemiyor, ya kızın iç kanaması olsaydı (ambulans çağrılmasını kabul etmiyor). Ve diyelim ki bu yüzden ölseydi, o zaman suç ambulans istemeyen kızın mı olacaktı? Tipik bir “ Türkiye’de yaşanan olaylar” vakası. Ben bir şey demiyorum. Kim haklı kim haksız siz karar verin.

Motosiklet

Yarın 29 Ekimde Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında motosiklet korteji toplanıyor gençler, detayları;

Her sene olduğu gibi bu sene de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mızı muhteşem bir kortejle kutluyoruz. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere,yurdun dört bir tarafındaki tüm motosiklet kullanıcıları bu kortejde yeniden bir araya geliyor. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı korteji, tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak gerçekleşecek.

İstanbul’da 10:00’da Suadiye Oteli önünden topluca hareketle, Boğaz Köprüsü geçilerek Edirnekapı Şehitliği’ne gidilecek ve şehitlikte yapılacak törenle kortej tamamlanacak.

Geleneksel hale gelen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kortejlerine katılmak üzere tüm motosiklet kullanıcısı arkadaşları bulundukları bölgelerdeki kortejlere katılmaya davet ediyoruz.

İzmir Toplanma yeri: Kordon-Alsancak Meydanı

KORTEJ KURALLARI:

***Kortej fermuar (ikili sıra halinde )düzeninde olup,toplu şekilde hareket edilecektir.Dolmabahçe katılımıyla birlikte belirlenen güzergahtan sürüşe devam edilecektir.

***Korteje katılacak tüm dostlarımız, kask ve tüm koruma ekipmanlarıyla katılacak,ehliyetsiz, sürüş ve kortej kurallarına riayet etmeyen sürücüler kortejden uzaklaştırılacaktır. Düzene aykırı hareket etmek tehlikeli ve yasaktır.

***Korteje katılacak tüm guruplar,kendilerine gurup sürüş ve kontrol temsilcileri seçecek ,seçtikleri kişileri en kısa zamanda bildireceklerdir. Her gurup temsilcisi, kendi ekibinden sorumlu olacaktır.

Motosiklet

Takdir ettiğim insanlardan: Barkın Bayoğlu (Altın Elbiseli Adam)
Motosiklet kullanıcısıysanız bu isim yabancı gelmeyecektir, zira kullanmıyorsanız kim bu? diyebilirsiniz.

Kısaca söylemek gerekirse; o kadar motosiklet dergisi ve motosiklet programı varken kendisi gerçek anlamda Türkiye’de motosiklet adına adam akıllı bişeyler öğreten tek kişidir. Ve bunu karşılıksız yapmaktadır. Yurdumuz televizyon kanalları aptal programları öğretici programlara tercih ettiğinden dolayı televizyonda yer almayınca Barkın da motosikletle ilgili kendi imkanlarıyla çektiği tüm videoları youtuba’a koymuştur…Youtube ülkemizde kapatıldığı vakit ise dailymotion’a taşımıştır. Şu an tüm videoları youtube da ve dailymotionda mevcut. Motosikletle ilgileniyorsanız tavsiyelerini / incelemelerini / tüm videolarını izlemenizi tavsiye ederim. Sponsor bulsa ve bir kanalda görsek kendisini çok iyi olacak ama.. bekliyoruz.