Motosiklet

Barkın Bayoğlu Kimdir? Barkın Bayoğlu Röportajı

Barkın Bayoğlu namı diğer “Altın Elbiseli Adam”, motosiklet videoları çeken bloglardan, youtube/dailymotion gibi yerlerde videolarını bulmak mümkün. Röportajını buldum paylaşayım dedim, buyrunuz;

image
Barkın Bayoğlu “Altın Elbiseli Adam”

Barkın Bayoğlu Kimdir?

Öncelikle Barkın Bayoğlu kimdir?
1975 yılında İstanbul’da doğdum. İlkokula burada başladım ailemin İngiltere’ye göç etmesi ile orada devam ettim. Akabinde Belçika’ya siyasal bilimler okumak için gittim fakat, okuyamadım. Avrupa’nın kötü bir özelliğidir gençleri zehirler. Geri geldiğimde Bilgi Üniversitesi Siyasal Bilimler ve Uluslar Arası İlişkiler Bölümünü bitirdim. Bilgi’nin ilk mezunlarındanım 1998.Dördüncülük ile bitirdim okulu.

Barkın Bayoğlu İlk Motosiklet

İlk motosiklet tutkunuz nasıl başladı?
Bende motosiklet aşkı çok çok eskilere dayanıyor. İlk motosiklet fuarına İngiltere’de gittim. İlkokul ikinci sınıftaydım. Orada benim aklım gitti ve âşık olmuştum artık.

İlk motosikletinizi ne zaman aldınız?
Lisedeyken ilk motosiklete sahip olmuştum. Hint malı bir Honda’ydı. Berbat bir şeydi vınlayan, ıhlayan, gitmeyen bir şeydi.

Magnum ajansının fotoğrafçıları ile bir dönem çalışmışsınız. Ünlü fotoğrafçılarla çalışmak nasıl bir duygu?
Üniversitede sürekli bozulan motorumu tamir ettirebilmek için partime olarak çalışıyordum. Pek çalışmak denilmez aslında asistanlık yapıyordum yani bir nevi hamallık. Sırtında tripot taşıyan adam, simitçiye şöyle dur abi yoksa fotoğraf istenildiği gibi çıkmaz diyen adam oldum hep. Her şeye rağmen  güzel bir tecrübe oldu benim için.

Özel Sektördeki Çalışmalar

“BİR DAHA ASLA DEV BİR ŞİRKETİN ESİRİ OLMAYACAĞIM.”

Telefon sektörüne girişiniz ve sektörden uzaklaşmanız nasıl oldu?
2000’li yılların başında Telsim’de eğitmen olarak çalıştım. O zamanlar telefon sektörü hızla gelişiyordu ve beni de içine çekti aslında gelişen zaman.  Sonra Kazakistan’da çalıştım. Biraz para biriktirdim, döndükten sonra Maslak Atatürk Oto Sanayide atölye satın aldım. Çünkü tamir yaptırırken sürekli kazık yiyordum. Eğer bunlara komşu olursam daha az kazık yerim diye düşündüm. Atölyeyi aldıktan sonra bir daha asla dev bir şirketin esiri olmayacağım dedim ve olmadım da.

Motosiklet yapmanız nasıl karşılandı?
Bu işten yırtmam gerekiyordu bir şekilde. Bütün çevre baskılarına rağmen kendime motosiklet yaptım. Sen motosikletten ne anlarsın yapamazsın dediler, yaptım. Hem de minik bir scooterdan bir çapır yaptım. Bunları satarım diye hayaller kurarken o dönemde Çin malı furyası başladı. Hayal olarak ta kaldı hepsi.

Olaylar Hakkında

“ÇÖZÜMLER PARA GETİRMEDİĞİ İÇİN SAVAŞLAR ÇIKIYOR”

Askerlik için gittiğiniz Afganistan’da barış gücünde gönüllü oldunuz. Savaşın olduğu bir ülkede hayat nasıl?
Savaş filmlerdeki gibi olmuyormuş. Sefillik, acı, yokluk, sıkıntı hakikatten trajedinin içinde yaşamak ve çözümsüzlüktü. Aslında çözüm varda o çözümü dünya istemiyor. Çünkü; o çözümler para getirmiyor ki uygulansın.

Medya Sektörü

“DERGİCİLERİN ÇOĞU YALAN SÖYLER”

Basın ve televizyon sektörüne nasıl girdiniz?
Askerden döndükten sonra  ‘’ İki Teker Dergisi’’ de motosiklet test ve editörü oldum. Tam anlamı ile sektöre girişim bu dergide 2 yıl çalışırken oldu. Derginin iflas etmesiyle ‘’  Oto Haber Dergisi’’ ne devam ettim. İki Teker Dergisi’ndeyken şunu fark ettim;  yazılı neşriyat Türkiye ‘de satılmıyor. Eskiden de böyleydi bu. Genelde dergicilerin çoğu yalan söyler. Özellikle de baskı sayısı konusunda müthiş palavralar vardır.

“100 BİN SATIYORUZ DİYENE GÜLMEK LAZIM”

100bin satıyoruz diyen adamlara gülmek lazım. Çünkü 10bin bile satmıyordur. Bugün bir dergi 20bin satsa sahibi aramızda kavukla gezer. Padişahlığını ilan eder. Türk insanı okumuyor, neden okumuyor adam seyrediyor niye okusun ki? Demek ki, ne yapacaksam televizyonda yapmalıyım dedim. İşte o zaman Altın Elbiseli Adam fikri kafama yattı.

Altın Elbiseli Adam adı ne demek? İsmi nereden geliyor?

“AMAÇ MESAJI ÇAKTIRMADAN VERMEK”
Altın Elbiseli Adam lakabı aklınıza nereden geldi?
Kazakistan’da çalışırken Altın Elbiseli Adamı müzede görmüştüm, bir prens. M.Ö. 5.yy’da erken yaşında ölmüş biri. Otopark inşaatı sırasında mezarı bulunuyor. Elbisesi altın, içinde kırmızı bir kaftanı var ve çivi yazısı ile yazılar üzerinde. M.Ö.5. yy ve o yazılar Türkçe idi. Bu beni bayağı etkilemişti. Ayrıca 2008 yılında İki Teker Dergisi’nde çalışırken bir sponsor  Barkın’a da tulum getirdik dedi. Bu sene İtalya’da dore renk moda olduğu için tulumu da altın renginde getirdik dedi. E bizde video çekeceğiz, ne yapalım dedik, Altın Elbiseli Adam olsun o zaman fikrinde buluştuk. Hem de ölmekte olan Türk anlayışını diriltiriz hem de mesajı alttan alttan vermeyi amaçladık. Çünkü bizi sevmeyen insanlar bunu yavaş yavaş yapıyorlar. Bizde bu taktik ile yapmak istedik.

İlk Motosiklet Çekimleri

Tek bir motosiklet çekimini ne kadar zamanda yaptınız?
İlk başta bir motor çekmek için 3 ay uğraştık. 3 ayın sonunda sadece tek motosiklet çekebilmiştik. İki yönetmen arkadaşım var Kerem Şahenk ve Ertuğrul Tüfekçioğlu. Aramızda konuşuyoruz, öle mi yapalım böyle mi yapalım şeklinde en sonunda bir formata oturttuk. Uğraşa didine, yel kör bir şeyler yapabildik. İlk çekim işine başlamamız bu şekilde oldu. Sancılı bir 3 ay sonunda başardık. Videoları internete yükledik. 2011 yılının başında sosyal paylaşım sitesinden bir mesaj aldım ‘’ Barkın Bey videolarınızı izledik bunları televizyon programına koyalım diyoruz’’ diye. Showmax’te ‘’ Piston ‘’ adında bir program yapıyorlarmış. Bir iki videoyu koydular filan biz bu programı yapamayacağız dediler. Ben yaparım dedim. İnsanın ayağına kadar gelen fırsatı tepmesi olmaz. Ve sonraki 10 bölümü ben yaptım. Televizyonda bir şeyler başardığımı görünce Ertuğrul tutturdu , Altın Elbiseli Adamı televizyona taşıyalım diye. Sponsorda bulacağım dedi. İyi peki yapalım o zaman dedim ve ortak yapım şirketi kurduk. Ardından Altın Elbiseli Adamı çekmeye başladık. İlk Skytürk’te  yayına başladık. Sonra arada tatsızlıklar oldu. Yolumuzu ayırdık.

Şuan yapmayı tasarladığınız projeleriniz var mı?
2012 yılının başında Okan Bayülgen ile bir işe kalkıştık 18TV kanalı işine. Onunla ilgili çalışmalar hala sürüyor ne olur bilemiyorum.

İnternet Hakkında

“BİZİM İNTERNETİMİZ KELEK”

İnternetin bize yaptığı kelek nedir? Şöyle ki benim video mu youtube tan 1milyon kişi izlemiş, normal şartlarda reklam koyuyor oradan gelir sağlanıyor. Türkiye’de Türk youtubesini kuramadıkları için benim videomu 1 milyon kişi izliyor ama sadece izliyor yani. Böyle de dandik bir şey.

Bundan sonraki program ve videolarınız için bir televizyonla anlaşmayı düşünüyor musunuz yoksa internet üzerinden mi bir şeyler yapmayı planlıyorsunuz?
Aslında yol ayrımında sayılırım. İtibar olarak televizyon hala daha yüksek fakat çok sıkıntısı var. Şimdi karasal yayın ihalesi diye bir şey icat ettiler. Frekans tahsisi yeniden yapılacak. Bu yüzden kanalların çoğu paniklemiş durumda. Televizyon kanallarının %99 u zarar etmekte zaten. Bakalım bunu zaman gösterecek.

Sektörün içinde biri olarak SİZE GÖRE ‘’MEDYA’’ NEDİR?
Gücün tanımlarından birinde bulunan, gündem yaratma kabiliyetine sahip, toplumlara etki edebilen bir kuvvettir. Ne yazık ki son 20 yıldır asıl görevi olan bireyin ve toplumun çıkarlarını yerine kendi çıkarları için manüpile edilmiş, bizi yanlış yönlendirmiş yalan haberlerle aklımızı bulandırmıştır. Aynı zaman da şerefli gazetecilik anlayışı ‘’ kalemi kır ama satma’’ uzun yıllar önce kaybolup gitmiştir diye düşünüyorum.
Genel anlamı ile iştir, kar etmek amacı ile kurulmuş müesseselerdir.

Program yapmak isteyen kişiler nasıl bir yol izlemeliler?
Elinizde bir Show reel ile gidersiniz. Show reeller 1-1,5 dk. yı geçmemelidirler. Çünkü yöneticilerin dikkati genelde çok kısadır. İlk 30 sn.de vurucu kısmını vermelisiniz ki 1 dakika izlesinler. Eğer dikkatleri kaybolursa izlemezler. Eğer beğenilirseniz sizi ilgili kişiye gönderir. Fiyat çıkartırlar size. Sponsorunuzda varsa program yaparsınız.

Medya ile İlgili Şikayetler

“BÖYLE BAŞA BÖYLE TIRAŞ”

Medyadan şikâyetleriniz nelerdir?
Hiçbir şikâyetim yok medyadan. Böyle başa böyle tıraş. Halk bunu istiyor. Kenan Sofuoğlu Dünya Şampiyonu oldu. Bir Türk ya Dünya’da ilk kez Şampiyon oluyor yine de ilgilenmiyorlar. Çünkü: istedikleri bu değil ki adam kadın görmek istiyor. Bizim Kenan’ı görse buda ne böyle bacak nerde nerde diye kanalları geziyor. Halkımızın insanları bu şekilde. Bu insanlar bu şekilde oldukça her şeyi hak ederler.

Röportaj Dışındaki bilgiler şu şekilde;

Barkın Bayoğlu ‘ nun Doğum Günü

4 Nisan 1975 tir.

Barkın Bayoğlu Evli mi?

Videolarından hatırladığım kadarı ile Barkın Bayoğlunun evlenip boşandığını biliyorum. Çocuğu yoktu diye biliyorum.

Barkın Bayoğlu Kazası?

Barkın Bayoğlu 26 Temmuz günü gece saat 02:00 sularında yol kenarında ters yönde duran araçtan çıkan Buğra Erdem’e çarpmıştır.

Barkın Bayoğlu Ölüm Nedeni? Nasıl Öldü?

Çarpmanın etkisi Barkın Bayoğlu hayatını kaybetmiştir. Burdaki bilgi kirliliğine gidermek adına belirteyim. Maalesef kimine göre Barkın Bayoğlu yaralanmamış bir nedenden dolayı hayatını kaybetmiştir. Bazı haberlere göre de ağır yaralanmış ve hastaneye kaldırıldığında hayatını kaybetmiştir. Kişisel olarak duyduğum ise yaralanmamış (belki iç kanama vs.) ve hastaneye kaldırıldığında hayatını kaybetmiştir.

Barkın Bayoğlu Ölüm Anı

Barkın Bayoğlu’nun ölüm anı ile ilgili görüntü bulunmamaktadır. Maalesef (üzülerek söylüyorum) bazı kendini bilmez arkadaşlar bu işten para kazanmak için başka kaza görüntülerini Barkın Bayoğlu’nun kaza görüntüleriymiş gibi internette youtube’da yayınlamışlardır. Nasıl bir insanlıktan çıkmak ise.

Barkın Bayoğlu Cenaze Töreni

26 Temmuz 2017 tarihinde ikindi namazının ardından Çengelköy mezarlığında toprağa verilmiştir.

Barkın Bayoğlu Mezarı

Çengelköy Mezarlığında bulunmaktadır.

Yazının ilk yayın tarihi:  14 Eki 2014 @ 11:02

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir